Almanyanın Yumuşak Güç Diplomasisi
YASİN SEFA ALKAN*
Almanya Kültür Diplomasisi
Almanya’nın kültür politikasını doğru analiz edebilmek için öncelikle yumuşak güç kavramanı doğru anlamamız gerekmektedir. Yumuşak güç, ülkelerin diplomasi, stratejik iletişim, kültürel ilişkiler ve politikalar, ekonomik ilişkiler ve insani yardım gibi yollarla diğer uluslararası aktörlerin politikalarını etkileyebilme kapasitesini ifade eder.[1] Bu politikaların temel sac ayaklarını eğitim, kültür,sanat ve spor alanları oluşturmaktadır.
Almanya Eğitim Diplomasisi
Savaşlar ile istediği hegemonyayı kuramayacağının farkına varan Almanya, bu bağlamda uzun vadede istikrarlı sürdürülebilir kültürel etkinlik sağlamak için eğitim politikalarına büyük önem vermiştir. Dünyanın farklı ülkelerinde alman sineması ve edebiyatını tanıtma ve Almancanın popülaritesini arttırma amacıyla birçok okul ve vakıf açmıştır. Bu alanda Almanya’nın önemli yapılanmalarından biri Schulen: Partner der Zukunf[2] (PASCH) ağıdır. Bu ağ 120 ülkede 1800’den fazla okuldan oluşmaktadır.[3] Bu okullardan mezun olan başarılı öğrenciler Berlin’de ödül törenine katılmaktadır. Ayrıca bu etkinlik Almanya’nın eğitime verdiği önemi de kanıtlar niteliktedir. Bir diğer önemli kurum ise Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD)’dir. 60 ülkede faaliyet gösteren bu kuruluş günümüzde birçok öğrenci, mezun ve bilim adamına burs desteği sağlamaktadır. Bunun yanısıra EURIMAGES, Franco-Alman Gençlik Örgütü (DFJW)ve Alman-Polonyalı Gençlik Örgütü (DPJW) gibi Avrupa birliği menşeili veya destekli öğrenci değişim programlarında Almanya öncü konumda bulunmaktadır. Ek olarak Almanca dilini yurtdışında teşvik etmek de Almanya’nın başlıca politikalarındandır. Bu alanda faaliyet gösteren en önemli kurum ise Goethe Enstitüsü’dür.
Goethe Enstitüsü
1951 yılında Frankfurt’ta kurulan bu enstitü, alman dilini ve kültürünü farklı ülkelere tanıtmak ve entegre etmek amacı gütmektedir.En önemlisi de uluslararası kültürel işbirliğinin sürdürülmesi ve kapsamlı bir Almanya imajının uluslararası kamuoyuna yansıtılma amacını gütmektedir. Bu kurum kültür ve eğitim programları ile kültürler arası diyaloğa katkıda bulunmakta ve Almanya ile kültürel ortaklıklar kurulmasında ana irtibat noktası olarak kabul edilmektedir. Ek olarak bu enstitüde kültürel programlar çerçevesinde Mimarlık, Kütüphaneler, Görsel Sanatlar, Eğitim ve Bilgi, Tasarım ve Moda, Film, Sivil Toplum, Edebiyat, Medya, Modern Yaşam, Müzik, Dans ve Tiyatro[4] gibi alanlarda faaliyetler yürütülmektedir.Güncel olarak dünya çapında 159 ülkede faaliyet göstermekle beraber, Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir’de olmak üzere 3 tane Goethe Enstitüsü bulunmaktadır[5].
Kültür ve Sanat Diplomasi
Almanya’nın yumuşak güç diplomasisinde başarılı olduğu alanların başında kültür ve sanat alanları gelmektedir. Bu kazanımın sebebi uzun yıllardır bu alana atfedilen önem ve sarfedilen çabadır.Almanya bu alandaki kültürel diplomasi faaliyetlerini AuswärtigeKulturundBildungspolitik[6] hedefleri çerçevesinde yürütmektedir. Almanya Federal Meclisi’nin 15 temmuz 1994 tarihinde aldığı karar doğrultusunda her yıl hükümet tarafından Almanya federal meclisi Dışişleri komisyonuna Yurtdışı Kültür ve Eğitim Politikası adı altında rapor sunmaktadır[7]. Alman dış politikasının üçüncü sütununu ekonomik ve siyasi ilişkiler ile beraber Yurtdışı Kültür ve Eğitim Politikası oluşturmaktadır. Federal Hükümete göre bunun sebebi ise, bu politikanın insanlara doğrudan ulaşım sağlaması ve istikrarlı uluslararası ilişkiler faaliyetleri için uygun zemin hazırlamasıdır. Bu politikanın ana hedefleri[8]: Bilgi ve kültürün birlikte üretilmesi ve insanlar arasındaki diyalog sayesinde uluslararası ilişkiler için istikrarlı bir zemin oluşturmak, Avrupa’da ve dünyada Almancanın tanıtımını yapmak, Küresel krize ve çatışmanın önlenmesine katkıda bulunmak, Avrupa entegrasyonunu teşvik etmek, dünyadaki kültürel çeşitliliği korumak, eğitim, bilim, araştırma ve kariyer gelişimi için Almanya’yı modern, çekici bir yer olarak tanıtmak, Almanya’yı dünyaca ünlü, yaratıcı ve farklı kültürel görünüme sahip bir ülke olarak sunmak ve tutarlı ve enerjik bir Almanya imajı oluşturmaktır. Bu politikada başarı sağlandığını günümüzde Almanya’nın yüksek yaşam kalitesi, istikrarlı ve gelecek odaklı bir ülke imajına sahip olması bir nevi kanıtlamaktadır. Ayrıca bu alanaayrı bir önem verilmesinde nazi geçmişinin oluşu da yadsınamaz bir gerçektir. Almanya’nın bu konudaki hassaslığını eski alman dışişleri başkanı Spiegel, “Almanya’nın Nazi geçmişinin ülkenin kültürel diplomasi sahasında dikkatli çalışmalar yürütmesi gerektiğini telkin ettiğini ifadeleriyle belirtmektedir.Sanat alanında da önemli çalışmalar yürüten Almanya, birçok sanatçıya ev sahipliği yapmakla beraber, Berlin ve Bineali’de küresel çapta faaliyet gösteren sanat merkezlerine de sahiptir.
Spor Diplomasisi
Uluslararası spor organizasyonları, kültürel etkileşimi hızlandıracağı, ilgili ülkelere sempatiyi arttırıp önyargıları azalttığı için Almanya’nın kültür diplomasisinde spor alanı önemli bir yer kaplamaktadır. Almanya bu bağlamda olimpiyatlar, şampiyonalar ve proje bazlı etkinlikler aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Bu alanda düzenlenen en önemli organizasyon şüphesiz 2006 Dünya Kupası’dır. Bu turnuva sayesinde Almanya’nın kültürel etki alanına girmeyen hatta tarih boyunca kolonizasyon sürecinin içinde bulunmayan ülkelerde dahi Alman bayraklarının asıldığı gözlemlenmiştir.[9] Bu tür durumlar da sporun sadece spordan ibaret olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Almanya’nın bu konuda bir başka faaliyeti ise Dışişleri Bakanlığı’nın aracılık ettiği programlar ile spor uzmanları en fazla 6 haftalık sürelerde Afrika, Asya, Güney Amerika ve Doğu Avrupa’ya, spor kulüplerine tavsiyelerde bulunmak, sporcuları eğitmek, modern eğitim yöntemlerini aktarmak üzere göndermektir.[10]Başka bir önemli atılım ise, Alman Olimpiyat Sporları Konfederasyonu, Alman Futbol Birliği, Alman Atletizm Derneği ve Leipzig ve Mainz Üniversiteleri spor bilimi fakülteleri ve DFB-Okulu Hennef işbirliğiyle dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcılar, Almanya’daki uluslararası, sertifikalı koçluk kurslarına davet edilmesidir.Bunların yanı sıra Berlin Maratonu, Frankfurt Maratonu ve Tour de Allemagne gibi spor organizasyonları ile hem uluslararası düzeyde kültürel tanınırlığına hem de turizmine katkı sağlamıştır[11]. Bütün bu organizasyonların yanında ‘’Sports fordevolopment’’ gibi projeler ile dünya genelinde çocukların ve gençlerin kalkınmalarında sporun kullanılması hedeflenmektedir. Son olarak ‘’fairplay’’ ve ‘’sportsforall’’ gibi kampanyalara öncülük ederek Almanya, sporun toplumsal etkisinin arttırılması; sporcuların saygı, adil rekabet ve dürüstlük ilkelerini benimsemesini teşvik etmeyi amaçlamıştır.
Almanya’nın eğitim, sanat ve spor alanlarına yüksek bütçeler ayırması büyük yatırımlar yapması ise tesadüf değildir. Art arda 2 dünya savaşından da mağlup çıkması ve diğer ülkelerin kamuoyundaki olumsuz imajını düzeltip sağlıklı bir uluslararası ilişkiler zemini oluşturmak için bu yatırımlara bir bakıma mecbur kalmıştır. Japonların 20. yüzyılın ortalarında Japon mallarının kalitesiz olduğu fikrini ortadan kaldırmak için başlattığı ‘’kalite çemberleri’’ projesiyle farklı uygulanış tarzlarına sahip olsalar da Almanya’nın yumuşak güç diplomasisiyle amaç bakımından benzerlik göstermektedir. Günümüzde Almanya refah seviyesinin yüksek, insanların mutlu, eğitimin kaliteli, sanat ve sanatçı işin elverişli ve sporda başarılı bir ülke imajına sahip olması sebebiyle dünyanın farklı ülkelerinde sempati beslenen ve örnek alınan bir ülke olduğu için Almanya’nın bu diplomasinin hedefleri doğrultusunda başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilmekteyiz.
*Lisansöğrencisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, ORCID: 0009-0001-3612-4924, e posta: alkanyasin11@gmail.com
[1]Fuat Keyman,‘’YUMUŞAK GÜÇ’’, https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/yumusak_guc#:~:text=Yumu%C5%9Fak%20g%C3%BC%C3%A7%20%C3%BClkelerin%20diplomasi%2C%20stratejik,politikalar%C4%B1n%C4%B1%20etkileyebilme%20kapasitesini%20ifade%20eder. (Erişim Tarihi 15 Mayıs 2024)
[2]Okullar: Geleceğin Ortakları
[3] Ahmet Alemdar, KÜLTÜREL DİPLOMASİ: ALMANYA VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü,2018
[4]https://www.goethe.de/en/kul.html (Erişim Tarihi 25 Mayıs 2024)
[5]‘’Türkiye’deki Goethe-Institut’ları’’, https://tuerkei.diplo.de/tr-tr/deutschland-und-die-tuerkei/03-deutschland-und-die-tuerkei/kultur/-/1892716 (Erişim Tarihi 25 Mayıs 2024)
[6] Yurtdışı Kültür ve Eğitim Politikası
[7] Ahmet Alemdar, KÜLTÜREL DİPLOMASİ: ALMANYA VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü,2018
[8]https://www.bundesregierung.de/Content/DE/Artikel/2017/03/2017-03-14-bericht-auswaertigekulturpolitik.html (Erişim Tarihi 23 Mayıs 2024)
[9]YUMUŞAK GÜCÜN AVRUPADAKİ YANSIMASI: ALMANYA KAMU DİPLOMASİSİ, https://medium.com/@ahbvu.kurepol/yumu%C5%9Fak-g%C3%BCc%C3%BCn-avrupadaki%CC%87-yansimasi-almanya-kamu-di%CC%87plomasi%CC%87si%CC%87-6bb99773ea8b(Erişim Tarihi 24 Mayıs 2024)
[10] Ahmet Alemdar, KÜLTÜREL DİPLOMASİ: ALMANYA VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü,2018
[11]YUMUŞAK GÜCÜN AVRUPADAKİ YANSIMASI: ALMANYA KAMU DİPLOMASİSİ, https://medium.com/@ahbvu.kurepol/yumu%C5%9Fak-g%C3%BCc%C3%BCn-avrupadaki%CC%87-yansimasi-almanya-kamu-di%CC%87plomasi%CC%87si%CC%87-6bb99773ea8b(Erişim Tarihi 24 Mayıs 2024)