Ak Hun İmparatorluğu

AK HUN İMPARATORLUĞU

  • Akhunlar ya da Eflatit olarak tarih literatüründe karşımıza çıkan bu kavim her ne kadar İran ya da Moğol asıllı bir kavim olduğu bazı yabancı tarihçiler tarafından iddia edilse de tarihsel metot ışığında yapılan araştırmalar ve mevcut akademik çalışmalar bize bu topluluğun Batı’ya göç eden Hunların bir kolu olduğunu göstermektedir.
  • Asya Hunlarının ikinci bir bölünme ile karşı karşıya kalınmasından sonra Volga’dan Batı’ya doğru çekilen Hunların bir kısmı Avrupa’nın etnik yapısını değiştirecek olan büyük göç esnasında Doğu Avrupa’da yeni bir Hun teşekkülü meydana getirirken diğer bir kısmı da Türkistan üzerinden Güney kısmına doğru Afganistan’a ve Kuzey Hindistan’a yerleşerek 5. yüzyılın ortalarında burada Akhun Devleti’nin temellerini atmışlardır. (M.S.420)
  • Ortadoğu Hunları olarak da anılan Akhunlar’ın komşu devletlerle çok yakın siyasi ve ticari ilişkilerde bulunması onların diğer çağdaşı milletlerin yazılı kaynaklarında ve edebi metinlerinde bulunmasına sebep olmuştur. Akhunlar ile ilgili bilgilere başta Çin yıllıkları ve Hint edebi kaynakları olmak üzere eski İran, Bizans, Ermeni ve Süryani gibi kaynaklardan ulaşılabiliyor.
  • Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı olan Akşunvar (Aksuvar), Hun devletinin merkezini bugün Afganistan sınırları içerisinde bulunan Belh olarak belirler. Hun ve Uar sülalelerinin ortak iradesiyle devletin başına geçen Akşunvar, 40 yıl gibi uzun bir süre Akhunlar’ın kaderini kendi elinde bulundurmuş, güçlü ve kudretli bir hükümdar olmasından dolayı da kendisine Eftalanos unvanı verilmiştir. Bu devride İran coğrafyasında büyük bir siyasi aktör olarak bulunan Sasaniler ile yakın siyasi ilişkiler ve zaman zaman da savaşlar görülmüştür. Bölgesel bir güç durumunda bulunan Sasaniler’in ticaret yolları üzerinde bulunması hiç şüphesiz Aksuvar yönetimindeki Akhunlar’ın o bölgeye yoğunlaşmasına sebep olmuştur.
  • 450’li yılların sonlarında Sasani topraklarında çıkan iç karışıklılığı iyi değerlendiren Akhunlar, bölge üzerindeki siyasi nüfuzunu kullanarak Sasaniler’in başına Firuz’un geçmesini sağlar. Bu dönemde Akhun-Sasani ilişkileri tamamen barışçıl bir zeminde ilerliyordu. Fakat zamanla Firuz’un Akhun baskısından kurtulmak düşüncesi ve Akhun hükümdarına verdiği sözleri tutmaması tabii olarak iki büyük gücü karşı karşıya getirdi. Ordusunu Akhun toprakları üzerine doğru sürse de stratejik hatalar yapması ve Akhun atlılarının Turan taktiğini kullanarak Sasani ordusunun etrafını çevirmesi Firuz’un savaş başlamadan af ve barış dilemesine ve nihayetinde ağır antlaşmalar imzalamasıyla sonuç buldu.
  • Aksuvar’ın ölümünden sonra Akhunlar, 10 yıl süreyle yeni bir hükümdar seçmek yerine yine çoğunluğunu Akhun İmparatorluğu’nun kurucu iki unsuru olan Hun ve Uar sülalelerinin oluşturduğu, devlet işlerinin devamını sağlayacak bir yönetim mekanizması oluşturdu. Bu dönemde devlet, her ne kadar bir Hakan tarafından yönetiliyor olmasa da kabileler üzerinden bir yönetimle birçok başarılar sağlanmış ve siyasi nüfuz alanı bir yandan Hindistan’a diğer yandan Hazar Denizi’ne kadar ulaşmıştır.
  • 480 yılında Başbuğ Toraman’ın tahtta geçmesiyle Akhunlar, en parlak dönemlerini yaşarlar. Bu dönemde Hindistan’a doğru ilerlenmiş, Gupta Devleti baskı altına alınmış ve hâkimiyet alanı genişlemiştir. Yine bu dönemde İran’da komünizm fikrine benzer bir düşünceyle tarihe Mazdek İsyanı olarak geçen olay ortaya çıkmış ve dönemin Sasani hükümdarı Şah Kubad çareyi Akhunlar’a sığınmakta bulmuştur. Daha sonra bu isyan 30.000 kişilik Akhun ordusu tarafından bastırılmıştır.
  • Başbuğ Toraman 515 yılında ölünce yerini oğlu Mihirakula’ya bıraktıysa da devlet yönetimi konusunda babası kadar başarılar sağlayamadı. İlk zamanlar akınların hızla devam etmesine rağmen yavaş yavaş toprak kayıpları yaşanmış ve bu dönem genel itibariyle mevcut bulunan hâkimiyet alanlarının muhafazası siyasetiyle sürmüştür. Mihirakula’nın vefatıyla Akhun İmparatorluğu’nun çöküş süreci hızlandı. Bu çöküşü hızlandıran başka etkenler de vardı: Bunlar İran’da Anürşirvan isminde bir devlet adamı önderliğinde Sasaniler’in yükselişe geçmesiydi. Bunu takip eden süreçte Orta Asya’da Bumin Kağan önderliğinde Göktürk adında yeni bir Türk kağanlığı da kurulmuştu. Akhunlar’ın iki büyük siyasi güç arasında sıkışıp kalması ve hükümdarların siyasi menfaatlerinin örtüşmesi siyasi ittifakın kurulmasına zemin hazırlamış ve Akhun iktidarına son verilerek imparatorluk iki ülke arasında paylaşılmıştır. (M.S. 557).

KAYNAKÇA

Gömeç, Saadetin Yağmur, Hindistan’da Türkler, Ankara, 2019, Berikan Yayınevi

Kafesoğlu, İbrahim, Türk Milli Kültürü, Beyoğlu, İstanbul, 2018, Ötüken Yayınevi

Konukçu, Enver, Kuşan ve Akhunlar Tarihi, Ankara, 1983, Atatürk Üniveristesi Yayınları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.