Düzenli ve Güvenli Göç Mümkün mü?

DÜZENLİ VE GÜVENLİ GÖÇ MÜMKÜN MÜ?

Göçmen Mutabakatı, Suriye’deki iç savaş sonucunda Türkiye üzerinden AB ülkelerine geçmek isteyen mültecilerin AB ülkelerinde huzursuzluğa neden olması sonucunda 18 Mart 2016 tarihinde imzalanmıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri AB ülkelerinin ortak kültür ilkesi dikkate alındığında kontrolsüz insani hareketlilik ile birleşen mülteci nüfusunun fazlalığıdır. Bunlara ek olarak bu mutabakatta Türkiye’nin istediği kriterler de önemlidir. Vize serbestisi, Gümrük Birliği yenilenmesi, Türkiye-AB müzakerelerinde ilerlenme isteği ve Türkiye’ye AB tarafından 4 yıl içerisinde 6 milyar yardımda bulunulması bu koşullardandır. Anlaşma içeriği incelendiğinde AB’nin göçmen mutabakatını imzalayarak sorunu dışsallaştırdığı, Türkiye’nin ise bu konuyu bir politika aracı olarak kullanma peşinde olduğu gündemden düşmemiştir (ERDOĞAN, 2021).

Peki, bugüne kadar neden düzenli ve güvenli göç için küresel ilkeler hazırlanmadı? BM küresel güney ve küresel kuzey arasındaki farklılık nedeniyle en başta bu konuyla ilgilenmek istemedi. Başka bir deyişle 2018 yılında bu konuda çalışmaya başladı ve bu çalışma küresel ölçekteki göç için ilk anlaşma olacaktı fakat ülkelerin itirazları sonucunda büyük sıkıntılar ortaya çıktı (İKV, 2021). Özellikle Avusturya, Hollanda, İsveç, Polonya, Çekya, Estonya, Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan gibi ülkeler bu anlaşmayı desteklemiyordu. ABD, Avustralya ve İsrail de Avrupa dışındaki ülkelerden olup bu anlaşmaya karşıt blokta yer alıyorlardı. Fakat uzmanlar açısından bakıldığında uygun koşullar sağlandığında bu problem İnsan Hakları çerçevesinde düzeltilebilir durmaktadır. Bu noktada belirtilen görüş “Mülteci Hakları İnsan Haklarıdır”. Aksine uluslararası düzenli ve güvenli göç sağlanmazsa hem ülkelerin yasadışı göç nedeniyle büyük zarara uğrayacağı hem de insanların sağlıksız ve son derece tehlikeli koşullarda yaşam mücadelesi vereceği gerçeği kaçınılmazdır (AKTAN, 2018). Bunlara ek olarak Prof. Dr. Howard Duncan ise İKV’ye uluslararası alanda böyle bir anlaşmaya varılamayacağı görüşünü belirtmiştir. Bunun en büyük nedenini ise uluslararası güven konusundaki sıkıntılar olarak görmektedir.

AB tarafından bakıldığında mutabakat imzalandığında büyük bir kriz ortamı vardı ve bloklaşmalar çok sertti. Ayrıca Mülteci Mutabakatı’nda %80 oranında farklı konu bulunmaktaydı ve bu nedenle göç konusu ile Türkiye-AB ilişkileri ayrı tutulmalıydı. Mültecilerin entegre edilmesi hususunda Türkiye’ye nasıl destek olunacağına odaklanılmalıydı (İKV, 2021).

Gelişmekte olan Türkiye açısından bakılacak olursa ve ekonomik açıdan büyük sıkıntılar yaşayan halk göz önünde bulundurulsa, ülkedeki var olan işsizlik probleminin daha da artmış olduğu gözlemlenmektedir. Bunun en çarpık nedenlerinden biri asgari ücret vermek istemeyen ve sigorta yapmak istemeyen işverenlerin “yaşamak için çalışmak zorunda, o zaman benim koşullarımı kabul edecek” düşüncesizliğiyle hareket etmesidir.

Tüm bu gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin transit ülke konumunun yok edildiği ve yerine hedef ülke konumunun ortaya çıktığı gözlemlenebilir. Ayrıca 2016 yılında Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda sorunlu bir ülke olduğu sonucuna varan AB’nin Türkiye’yi tampon bölge olarak kullandığı aşikârdır (ERDOĞAN, 2021).

Güncel olaylara gelinecek olursa 25 Mart 2021 tarihinde yapılan AB zirvesindeki konular; Göçmen Mutabakatı, Gümrük Birliği, vize serbestisi, tam üyelik müzakereleri idi. Bunları etkileyen konular ise Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Libya ve Türkiye’deki insan haklarıydı. Fakat konular bunlar olsa da beklenilen şey yeni bir mutabakatın mümkün olup olmadığıydı çünkü AB’den gelen somut mesajlar sadece göçmenlere yönelik olması gerektiği yönündeydi. Çünkü Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerginlik oluşturmaması sonucu AB ile ilişkilerinde yapıcı olunacağı şart koşulmuştu (BBCnews, 2021).

Bu durumlar göz önüne alındığında çok boyutlu AB ilişkilerinin eski düzenle sürdürülemez olduğu ve yeni bir döneme girilmesi gerektiği çok nettir. Bunun en büyük nedeni AB üye ülkelerinin sayısının fazlalığı ve kendi aralarındaki anlaşmazlıklarının, Türkiye ve Türkiye’nin jeopolitik konumunun getirdiği fazla komşu-fazla sıkıntı gündemine yansımalarıdır. AB’nin Türkiye’ye mülteci konusunda bağlı olduğu göz ardı edilmemelidir ve bu nedenle ödenecek miktarda artma söz konusu olması çok muhtemeldir. AB’nin dışsallaştırma ve Türkiye’nin konuyu politika aracı haline getirmesi yorumları dikkate alındığında iki tarafın birbirine olan güvenin azaldığı sonucuna varılabilir. Bunun bir kanıtı olarak da AB’nin şu anki konuları birbirinden ayırma ve ayrı nitelendirme isteği gösterilebilir. Zira kriz ortamında imzalanan anlaşmadan Covid-19 döneminde insani hareketliliğin azalması nedeniyle rahatlamaya geçildiği ve bu nedenle de mutabakat konusunda yavaş adımlar atıldığı çok net bir biçimde gözlemlenmektedir.

Türkiye’nin AB geçmişi incelendiğinde kapanan sadece bir faslın olması nedeniyle de artık bu ilişkilerde gelişme sağlanamayacağı bu sebeple Türkiye’nin aday ülke ile üye ülke arasında bir yerde önem teşkil edeceği ve bu doğrultuda hareket edileceği söylenebilir. Kısacası çok kutuplu bir sisteme ilerleyen dünyada Türkiye dengeyi bulmaya çalışmakta ve pragmatist yaklaşımını netleştirmektedir. Buna verilebilecek en önemli örnek Asya ve Türk devletleri ile artan önemli diplomatik ilişkilerdir.

KAYNAKÇA

AKTAN, S. (10. 12. 2018). Avrupa’da tartışmalara ve krizlere yol açan BM Göç Anlaşması neleri kapsıyor? Von euronews: https://tr.euronews.com/2018/12/10/avrupa-da-tartismalara-ve-krizlere-neden-olan-bm-goc-anlasmasi-neyi-kapsiyor abgerufen

BBCnews. (06. 04. 2021). BBCnewsTürkçe. Von BBCnewsTürkçe: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56644927 abgerufen

ERDOĞAN, M. (16. 03. 2021). Türkiye-AB Mülteci Mutabakatı ve İlişkilerde Eksen Kayması. Türkiye-AB Mülteci Mutabakatı ve İlişkilerde Eksen Kayması. zoomWebinar, -, -: Dış Politika Enstitüsü.

İKV. (2021, 03. 18). 5. YILINDA TÜRKİYE-AB MUTABAKATI DENEYİMLER & ÖNGÖRÜLER. 5. YILINDA TÜRKİYE-AB MUTABAKATI DENEYİMLER & ÖNGÖRÜLER: https://www.youtube.com/watch?v=NPjNoncAE_0&t=9038s adresinden alındı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir