Filistin ve İsrail Çatışması Nasıl Başladı?

Filistin ve İsrail Çatışması Nasıl Başladı?

I.Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi terk etmesiyle İngiltere hâkimiyet kurmaya başladı. Özellikle İngiltere, dünyadaki Yahudilerin Filistin’e göç etmelerini teşvik ediyordu. I.Dünya Savaşı’na kadar Yahudi nüfusu artmaya başladı. Bu dönem de Araplar ile Yahudiler arasında ilk çatışma 1929 yılında meydana geldi. Artan Yahudi nüfusu bölgede ciddi bir sorun haline gelmişti. 1947 yılında artık Araplar ve Yahudiler arasındaki anlaşmazlıklar iyice artmıştı. Birleşmiş Milletler bölgeyi %53 Yahudi, %47 Arap nüfusu olacak şekilde bölmeyi önermişti. Bu öneri başarısız oldu ve Filistin’de huzursuzluğun artmasına neden oldu. Bölgede ABD destekli Yahudiler katliamlar yapmaya başladı. Artan tansiyon nedeniyle İngiltere bölgeden çekileceğini açıkladı ve böylece katliamlar hız kazanmaya başladı. İngiltere çekildikten 1 gün sonra 15 Mayıs 1948 yılında İsrail devleti kuruldu. II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahudilere olan soykırımı İsrail’e Avrupa’dan büyük bir göç dalgası başlattı. Avrupa’dan gelen bu kaçak göçmenleri Haganah isimli bir teşkilat gerçekleştiriyordu (Armaoğlu, 2010, s. 588). İsrail devletinin kuruluşundan hemen sonra İsrail’den rahatsız olan Arap devletleri Mısır, Suriye, Ürdün, İsrail’e savaş ilan ettiler. Böylece Araplar ile İsrail arasında ilk savaş başlamış oluyordu. İsrail ABD ve İngiltere’den destek alıyordu. Karşı tarafta 5 tane Arap devleti olmasına rağmen İsrail bu savaşı kazanmıştı. Araplar birçok cephede ağır kayıplar verdi. Bu durum ise İsrail’in kendine ait olarak iddia ettiği ve işgal ettiği topraklar çok daha fala genişledi. Bu genişleme içerisinde Filistin topraklarının büyük kısmı İsrail’in eline geçti. Filistinliler de direnmeye devam etti ve artık örgütlü bir mücadele için Filistin Kurtuluş Örgütü’nü kurdu. Yaser Arafat örgütün lideriydi ve İsrail güçlerine kayıplar verdirtiyordu. 1967 yılında 6 gün sürecek olan 6 gün savaşları başladı. Suriye, Mısır, Ürdün İsrail’e karşı savaş ilan etti. Fakat İsrail, bu ülkeler arasında en güçlü ordusu bulunan Mısır’ı kısa sürede mağlup etti. Bunun yanında Ürdün ve Suriye’de yenildi. İsrail, Mısır’da Sina’yı, Suriye’de bugün de tartışma konusu olan Golan Tepeleri’ni ele geçirdi. 6 gün içinde Araplar İsrail’e yenilmişti ve bu durum İsrail’e olan destekleri güçlendirdi. Bu yenilginin alınmasında tabi İngiliz ve Fransızların bizzat askeri müdahaleleri de etkili olmuştur. Özellikle Mısır’ın Süveyş Kanalından çekilmesi bu müdahaleler sonucunda gerçekleşmiştir. Fakat bu durum da İngiltere ve Fransa’nın hesapları yanlış çıktı. Sovyet başbakanı Bulganin’in duruma hemen müdahale ederek Fransa, İngiltere ve İsrail’e ültimatom verdi ve derhal kuvvetlerini çekmelerini aksi takdirde müdahale edeceklerini açıkladı. ABD ve Sovyetlerin ortak baskısı ile İngiltere Fransa ve İsrail, Mısır’dan çıkarılmış oldu (Armaoğlu, 2010, s. 607). 1973 yılında Yom Kippur Bayramı sırasında Mısır ve Suriye, İsrail’e tekrar savaş ilan etti. Fakat buradan da sonuç alınamadı. Yaser Arafat ve dönemin İsrail başbakanı Yitzak Rabin arasında gizli barış görüşmeleri başladı. İki taraf da vaat edilenlere uyulduğu sürece barış yapmayı kabul etti. Fakat Yitzak Rabin halk tarafından kınanmaya başlandı ve aşırı sağcılar tarafından vurularak öldürüldü. Aşırı sağcıları temsil eden Şimon Peres, Filistin’de geniş çaplı katliamlar ve zulümlere neden olarak savaş suçu işledi. Binlerce sivil hayatını kaybetti ve göç etmeye mecbur kaldı. İsrail Filistin’i abluka altına aldı ve insani yardımların gelmesini engelledi. Artık tamamen İsrail’in kontrolünde ve onun izin verdiği ölçüde geçiş olmaya başladı. İsrail 2008’de başlattığı işgal operasyonunda 1500’e yakın Filistinli hayatını kaybetti. 2014 yılında ise tarihinin en büyük işgallerinden biri başlattı. Bu saldırılarda 2000’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi binlerce kişi yaralandı. Gerilimi tırmandıran olaylardan biri de Donald Trump başkanlığındaki ABD’nin Kudüs’ü başkent olarak tanıması oldu. Tel Aviv’den Kudüs’e başkentin taşınmasını protesto eden yüzlerce Filistinliye de ateş açıldı onlarca kişi hayatını kaybetti. Üç din için de kutsal kabul edilen Kudüs’te Müslümanların ibadetlerini İsrail her zaman engellemekte ve saldırmaktadır. İsrail güçleri, düzenli olarak Müslümanlar için kutsal kabul edilen Ramazan ayında Mescid-i Aksa’da Müslümanların ibadetlerini engellemekte ve onlara sert müdahalede bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde de İsrail yine Ramazan ayında ibadet eden Müslümanlara sert müdahalede bulunarak onlarca kişiyi yaralamıştır.

İsrail’i destekleyen ülkeler:

 ABD, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Kolombiya, Güney Kıbrıs, Çekya, Gürcistan, Almanya, Guatemala, Honduras, Hindistan, Macaristan, İtalya, Litvanya, Moldova, Hollanda, Makedonya, Paraguay, Slovenya, Ukrayna, Uruguay 

Filistin’i destekleyen ülkeler:

Türkiye, İran, Pakistan, Çin

İsrail ile Normalleşmeye Başlayan Ülkeler:

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Ürdün, Bahreyn

Bazı Ülkelerin İsrail’e destek mesajları:

  • Hollanda Başbakanı Mart Rutte: “Hamas’ın sivillere rastgele roket atması kabul edilemez. Hollanda, uluslararası hukuk ve orantılılık sınırları içinde İsrail’in meşru müdafaa hakkını desteklemektedir.”
  • Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto: “Macaristan, bazı Filistin terör örgütlerinin Gazze’den İsrail kentlerine karşı işlediği en son roket saldırılarını şiddetle kınıyor.”
  • Slovenya: “Terör saldırılarını kınıyoruz ve İsrail’in yanında duruyoruz.”
  • Avusturya: Avusturya başbakanlık binasına İsrail bayrağı asıldı, gelen yoğun tepkiler üzerine kaldırıldı. (İsrail’e destek veren Avusturya geri adım attı, 2021)
  • Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas: “Eğer İsrail şehirlerine binden fazla roket atılıyorsa, bu zaten özel bir boyuttur ” “Böyle bir durumda İsrail kendini savunabilmelidir” (Almanya Dışişleri Bakanı Mass’tan İsrail’e destek: ‘Kendini savunma hakkına sahip’, 2021)

Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier: “Yahudilere karşı nefrete müsamaha göstermeyeceğiz” (Almanya Cumhurbaşkanı: Yahudilere karşı nefrete müsamaha göstermeyeceğiz, 2021)

  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron, yaptığı açıklamada, “Hamas’ın roket saldırılarını kınadı ve İsrail’in meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu belirtti.”

Avrupa Birliği’nin ise bu konuda bir birlik içinde olduğu söylenemez. Fransa, Almanya, Avusturya gibi ülkeler koşulsuz İsrail’i desteklerken diğer Avrupa ülkeleri olan İrlanda, Malta, Finlandiya ve Belçika’nın liderliğini Lüksemburg’un yaptığı 8 Avrupa Birliği ülkesi, Filistin’e daha fazla destek mesajı verdi ve sivillere olan saldırılara son verilmesi çağrısında bulundu. Bu nedenle Avrupa Birliğinin bu konuda ortak bir bildiri yayımlanması zor gözüküyor (Avrupa Birliği, İsrail konusunda bölünmüş durumda, 2021).

Kaynakça

Armaoğlu, F. (2010). 20.Yüzyıl Siyasi Tarihi (17.Baskı ). Alkım Yayınevi.

Almanya Cumhurbaşkanı: Yahudilere karşı nefrete müsamaha göstermeyeceğiz. (2021, Mayıs 14). Mayıs 18, 2021 tarihinde Deutsche Welle: https://www.dw.com/tr/almanya-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-yahudilere-kar%C5%9F%C4%B1-nefrete-m%C3%BCsamaha-g%C3%B6stermeyece%C4%9Fiz/a-57525070 adresinden alındı

Almanya Dışişleri Bakanı Mass’tan İsrail’e destek: ‘Kendini savunma hakkına sahip’. (2021, Mayıs 14). Mayıs 18, 2021 tarihinde Cumhuriyet : https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/almanya-disisleri-bakani-masstan-israile-destek-kendini-savunma-hakkina-sahip-1836242 adresinden alındı

Avrupa Birliği, İsrail konusunda bölünmüş durumda. (2021, Mayıs 18). Mayıs 18, 2021 tarihinde euronews: https://tr.euronews.com/2021/05/18/avrupa-birligi-israil-konusunda-bolunmus-durumda adresinden alındı

İsrail’e destek veren Avusturya geri adım attı. (2021, Mayıs 18). Mayıs 18, 2021 tarihinde Sabah : https://www.sabah.com.tr/dunya/2021/05/18/israile-destek-veren-avusturya-geri-adim-atti adresinden alındı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir