Tehdit ve Tehlike Unsuru Olan Terör, Terörist ve Terörizmin Tanımlanma Sorunu

Tehdit ve Tehlike Unsuru Olan Terör, Terörist ve Terörizmin Tanımlanma Sorunu


 Giriş

Toplum içerisinde bulunan bazı kişiler var olan otoritenin varlığından ve hayatının şartlarından memnun olmamıştır. Hayat şartlarından memnun olmayan bu kişiler bir araya gelerek oluşturdukları gruplar ile toplum içerisinde cana ve mala kasıtlı zarar veren eylemlerde bulunarak tehdit ve tehlike durumu oluşturmuşlardır. Yapılan bu kasıtlı zararlar Fransız Devrimi’nden sonra “Modern Terörizm” olarak adlandırılmıştır.

Devletler ve toplumlar dünya üzerinde hem yerel ortamda hem de uluslararası ortamda hegemon bir güç olmak isterler. Devletlerin, hegemon güç ve daha güçlü bir devlet olabilmeyi genel olarak savaş yoluyla elde etmeye çalıştığı bilinmektedir. Savaş ve yapılan savaş yöntemleri, yaşanılan döneme göre değişiklik göstermektedir. İlk çağdan İkinci Dünya Savaşı’na kadar konvansiyonel silahlar bir savaş aracı olarak kullanılmaktaydı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra nükleer silahların getirdiği güçten dolayı değişen savaş kavramı ile bazı toplumlar içerisinde başkaldırı eyleminde bulunan kişilerin ve grupların bir savaş aracı olarak kullanıldığı söylenilebilir. Yapılan bu başkaldırıyı günümüzde bir devlet veya toplum, bir devlete veya topluma karşı en büyük tehdit araçlarından biri olarak kullanmaktadır. Yani dış politikada bir savaş aracı veya bir yıldırma politikası olarak kullanıldığı da söylenilebilir. Bu başkaldırı literatür ve hukuk tanımlarında otoriteye yapılan itaatsizlikten dolayı terör, terörist ve terörizm olarak nitelendirilmektedir.

Çalışmanın ilk bölümünde terörün ne olduğu ikinci bölümünde teröristin kim olduğu ve üçüncü bölümde ise terörizmin tanımlaması yapılacaktır. Sorunun ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle kavramların anlamlarının ne olduğu bilinmesi gerekir. Söz konusu olan bu çalışmada tehdit ve tehlike unsuru olan terörizmi anlayabilmek adına terör, terörist ve terörizm kavramları üzerinde inceleme yapılacaktır.

Terör Nedir?

Şiddet, insanlık tarihi ile paralel gelişen bir olgudur. Ailede başlayıp devletlere kadar uzanan ve devletlerarası alanda da görülen bir eylem şeklidir. Söz konusu bu şiddet eylemi eğer sistematik bir şekilde yapılıyorsa bu durum genelde terörizm özelde terör olarak nitelendirilebilir. Terör, basit anlamıyla bir şiddet eylemi olarak düşünülmemelidir. Şiddet fiziksel ve yapısal (fiziksel olmayan) olarak ikiye ayrılır fakat terör olaylarında daha çok fiziksel şiddet üzerinde durulmaktadır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda ‘TERÖR‘ kavramının çok yönlü bir şiddet eylemi olduğu söylenilebilir. 

Terör kelimesi kavramsal açıdan incelendiğinde köken olarak Latince olduğu, “ürpermek ve ürpermeye neden olmak” anlamına geldiği bilinmektedir. Türkçeye ise Fransızca “terreur” kelimesinden geçmiştir. Terör kelimesi Türk Dil Kurumu’ndaki tanımına göre “yıldırma, cana kıyma ve malı yıkıp yakma, korkutma, tedhiş” anlamına gelmektedir.

Terör kavramının tanımı yapılırken kolay ve zor olmak üzere iki durumla karşılaşılır. Öznel bir tanım yapılması durumu söz konusu iken; nesnel bir tanımın yapılmasının çok zor olduğu söylenilebilir. Ulusal ve devlet temelli tanım yapılırken zorlanılmaz fakat uluslararası çapta bir tanım yapmak oldukça zordur. Öznel tanım olarak devletler kendi içindeki şiddet olaylarının terör olup olmadığını rahatlıkla belirlediklerinden tanımlama sorun yaşanmayacağı söylenilebilir. Uluslararası şiddet olaylarında terörün tanımı net olarak ifade edilememektedir.

İnsanlık tarihi kadar eski olan terör kelimesi dar anlamda şiddet, dehşet, korku olarak tanımlanmıştır. “Terör” kelimesi olarak da ilk defa 1789 Fransız İhtilali esnasında devrimcilerin davranışlarını açıklamak ve aşırılığı tanımlamak için kullanılmıştır. Dolayısıyla kavram bir takım anlam değişikliklerine uğrayarak yeni çıkmış bir kavram olmadığı görülmektedir. Terör, hukuk doktrininde ise; “yıldırma, korkutma, tedhiş, sistemli şekilde şiddet kullanma” olarak tanımlanmaktadır. Terör sözcüğü 13.yy.’dan itibaren yapılan tanımlamalarda bireysel psikolojik ruh halini ifade eden korku durumu olarak tanımlanmıştır.

Bireysel psikolojik ruh halini ifade eden fikirlerin günümüzde doğru olmadığına dair aksi yönde tanım ve fikirler ortaya atılmıştır. Bu fikirlerin psikolojik ruh halini ifade eden teoriye göre daha kapsayıcı bilgiler barındırdığı söylenilebilir.

Yapılan terör eylemleri uluslararası boyut kazandığından uluslararası hukukun terörizme ilgi göstermesine sebep olmuştur. 1934’te Yugoslav Kralı Aleksandr ve Fransa Dışişleri Bakanı Barthou’nun Marsilya’da bir suikaste kurban gitmesine tepki olarak Milletler Cemiyeti, 16 Kasım 1936’da Terörizmin Önlenmesi ve Bastırılmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ni kabul etmiştir. Sözleşmede terörizm; “Bir devlete yönlendirilen ve belli kişilerin ya da kişi gruplarının veya genel kamuoyunun zihninde terör hali yaratmaları hedeflenen ya da hesaplanan suç eylemleri” olarak tanımlanmaktadır. Bu sözleşme, kapsamlı ve çok taraflı ilk anti terörizm sözleşmesi olması açısından önemlidir. Sözleşmede yapılan bu tanım her ne kadar terörizmi tanımlamaya yönelik ilk girişim olsa da yürürlüğe girmemiştir. Terör, yasalar çerçevesinde varlığını sürdüren tüm ülkelerin istikrarına ve huzuruna kasteden, gittikçe büyüyen, önemli bir uluslararası tehdittir.

Türkiye Cumhuriyeti devletinde 12 Nisan 1991 tarihinde yayınlanan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda terör şu şekilde tanımlanmıştır: “Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasa’da belirtilen Cumhuriyet’in niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin; ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devleti’nin ve Cumhuriyet’in varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığını bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.” Yapılan bu tanım devletin sınırları içerisinde gerçekleşen eylemleri ifade ettiğinden tanım konusunda sorun yaşanmadığı görülmektedir.

Terör kelimesi hakkında dünyanın birçok ülkesi ve bu ülkelerde yaşayan birçok uzman araştırma yapmıştır. Yapılan araştırmalara bakıldığında terör kelimesine yeni anlamalar yüklenildiği ve yüklenilen bu anlamlarla birlikte herkes tarafından kabul gören bir tanım olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak yapılan tanımlamalarda şiddetin terör eylemelerinde mihenk taşı olduğu ve dikkat edilmesi gereken bir husus olduğu söylenilebilir.

Terörist Kimdir?

Terörizmi anlayabilmek için hem terörü hem de bu eylemi uygulayan kişilerin ve grupların ne olduğu ve bu grupların kimler olduğu anlaşılması gerekir. Terörist kavramına bakıldığında en genel anlamıyla bağlı bulunduğu otoriteye başkaldırarak terör eylemelerini uygulayan kişiler ve gruplar olduğu söylenilebilir. Bu kişilere ve gruplara yine terör kelimesinde olduğu gibi birçok uzman tarafından farklı anlamlar yüklenilmiştir. Günümüze kadar var olan terörist örneklerine bakıldığında bu anlamların da teröristi tanımlamakta yetersiz kaldığı söylenilebilir.

Nasıl Bir Terörist Olunur?

Bir bireyin terörist olması için en uygun araç ve propaganda beyin yıkamadır. Propaganda malzemesi ne kadar fazla ise terörist üretmekte o kadar kolaydır. Neden terörist olunur sorusuna verilen cevaplarda iki görüşün yaygın olduğu görülmektedir. Birinci görüş; kendi özel dünyalarındaki soruna bağlı olarak bu yola başvurulduğu iddia edilmektedir. Bu teoriye göre teröristler hasta ruhlu olduklarından şartlar değişse bile yine terörist olacaklardır. Bazı uzmanların yapılan bu araştırmada bilimsel veri elde edemedikleri görülmüştür. İkinci görüş; kişilerin yaşadıkları sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlardan dolayı teröre yenildikleri ve terörist oldukları yönündedir. İkinci teori özellikle 1970’lerden sonra daha çok kabul görmeye başlamıştır. Birinci görüş sadece psikolojik soruna değindiğinden kavramı ifade etmekte yetersiz olduğu söylenilebilir. İkinci görüş ise daha geniş olgulara ve bulgulara dayanarak kavramı ifade etmeye çalışması birçok uzman kişi tarafında kabul gördüğü ifade edilebilir.

Terörist profilini oluşturmak üzere yapılan bir araştırmada bir teröristin sahip olduğu veya olacağı özellikleri yaptığı derecelendirmeler ile belirmektedir fakat bu çalışmada özelliklerin sadece isimlerini söylemek yeterli olacaktır. Terörist, kindarlık, acımasızlık ve güvenilmezlik gibi olumsuz kişilik özelliklerinin yanında kendine güvenme ve cesaret gibi birtakım olumlu kişilik özellikleri bünyesinde barındırabilir. Hem davranışsal hem de duygusal anlamda tutarsızlıkları ifade eden dengesizlik bileşeni, teröristlerin bağnazlık ve itaatkârlık gibi genel anlamda dogmatizm olarak görülebilecek katılık gibi özelliklere de sahip oldukları ifade edilebilir.

İç güvenlik kuruluşlarının konuyla ilgili yayınları genel olarak incelendiğinde bir terörist portresi resmedilebilir. Bu portreye göre terörist; “Eğitim veya yüksek eğitim almış, bazen entelektüel, konusunda uzman, üst düzey ve idealist, son derece profesyonel, yüksek tahrip güçlü silah kullanmaktan kaçınmayan, teknolojiyi takip eden, terör yanlısı bir devletin dış desteğini arayan, terör eylemlerini, operasyonel suikast aşamalarını dikkat ve titizlikle uygulayan, çeşitli çevre, ülke ve toplumlarda kolaylıkla kamufle olabilen, iyi bir ajitatör ve provokatördür.” Yapılan bu tanımlamaya göre terörist olabilmek için psikolojik sorunları olan kötü ruhlu bir kişi olmaktan ziyade oldukça zeki, yetenekli ve dikkatli birinin olması gerektiği ifade edildiği söylenilebilir.

Terörist profilini oluşturmak üzere yapılan bazı incelemelere bakıldığında ortak ve genel geçer bir tanımdan bahsetmenin çok zor olduğu görülmektedir. Yapılan tanımlamalardan yola çıkarak terörist; bir ideoloji, dava veya inanç uğruna içindeki şiddet duygusu ile planlı eylemler yapan bireyler olduğu söylenilebilir.

Terörizm

Terörizm, geçmişten günümüze kadar önemli değişiklikler ve dönüşümler yaşayarak günümüze kadar ulaşmıştır. Bu dönüşümlerin en önemlilerinden birisi 1789 Fransız ihtilalini izleyen 1793 Konvansiyon döneminde Jakoben yönetimce uygulanan sistematik şiddet politikası, siyaset ve hukuk alanlarında “terörizm” kavramının doğmasına ve günümüz modern terörizm anlayışının ortaya çıkmasına sebep olduğu söylenilebilir. 19.yy’ın sonlarında milliyetçilik ve anarşizm, nihilizm hatta komünizm gibi ideoloji savunucuları için terörizm kullanışlı bir araç olarak görülmüştür. XX. yy.’ın ilk yarısı ise devlet terörünün örneklerinin yaşandığı bir asır olarak tarihe geçmiştir. Devlet terörizmine Nazi Almanya’sının, Stalin Rusya’sının ve Mussolini İtalya’sının yaptığı eylemler örnek olarak verilebilir. II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan Soğuk Savaş, terörizmin dönüşümünde diğer bir noktadır. Bu tarihten sonra terörizm, ülkelerin nükleer gücünden dolayı devletlerarası mücadelede sıcak savaşın yerine siyasetin bir aracı olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Son büyük değişimi ise Soğuk Savaş’ın bitişi ile terörizm, uluslararası güvenlik ve istikrara yönelik, kuralı, ilkesi olmayan en ciddi tehditler arasında her gün daha da fazla konuşulmaya başlanmıştır. Yakın tarihte yapılan terör eylemlere bakıldığında bu eylemlerin hem yerel hem de uluslararası ortamda bir tehdit aracı olarak kullanıldığını ve bu yüzden de özellikle terörizm başkaldırdığı otoriteye tehlike oluşturmaktadır.

Terör konusundan bahsedilirken genel olarak siyasi terörden bahsedildiği görülmektedir. Terörizm, bireyler veya gruplar tarafından, yerleşik bir otorite adına ya da bu otoriteye karşı, eylemin esas mağdurlarından çok daha geniş bir hedef kitle üzerinde endişe ve korku yaratmak suretiyle, politik taleplerini kabul ettirmeye yönelik şiddet kullanımı ya da şiddet kullanma tehdididir. Terörizm, bir takım siyasi taleplerin karşılanmasını sağlamak amacıyla; bireyleri, grupları, toplumu ya da hükümetleri yıldırmak için cinayet ya da imha hareketlerinin sistematik olarak uygulanması ya da bu amaçla tehdit oluşturulmasıdır.

Terörizm bireylerin veya alt ulusal grupların, öldürmenin ötesinde büyük bir topluluğu sindirmek yoluyla politik veya sosyal hedeflere ulaşmak amacıyla kasıtlı olarak şiddet kullanımları veya kullanma tehditleri olarak tanımlanmaktadır.

Konu üzerinde yapılan bu tanımlamalara bakıldığında her araştırmada yeni bilgiler ve bulguların ortaya atıldığı görülmektedir. 1984 yılında yayınlayan Alex Schmıd’in eserinde 1936 ile 1981 yılları arasında terörizmi anlatmak için 109 ayrı tanım yapıldığını ifade etmiştir. Gelişen ve değişen dünyada eylemleri yapan bu kişilerin ve yapılan bu eylemlerin de değişiklik gösterdiği anlaşılmaktadır. Yaşanılan bu değişikliklerden ve eylem yapan kişilerin farklılığından dolayı tanımlama sorununun yaşandığı söylenilebilir.

Yapılan eylemlerle bağlantılı olarak kavramların birbirleriyle aynı anlama geldiği düşünülse de “Terör” ve “Terörizm”in birbirinden farklı kavramlar olduğu söylenilebilir. Terör eylemleri sonucunda oluşan etki kontrol edilemez durumken, terörizmde siyasi bir amaç söz konusudur. Kavramlar hakkında daha belirgin bir ifade kullanmak gerekirse, terörizmi terör kavramının eyleme geçmiş hali olduğu anlaşılmaktadır. Terör, toplum içerisinde korku, kargaşa, kaos ve belirsizlik gibi durumların hakim olmasıdır. Terörizm ise bir durum değil süreçtir. O bir savaşma aracı ve stratejisidir. Yani terörizm, masum siviller üzerinde şiddeti bilfiil kullanma siyasetidir.

Kavramları tanımlama üzerine yapılan bir çalışmada Bassiouni’nin ifadelerinin dikkat çektiğini belirtmektedir. Bassiouni; terör, terörizm ve terörist kavramlarının tam olarak anlaşılması gerektiği, terörizmle mücadele politikasında terörizm siyasal kullanış ve aynı zamanda yanıltıcı olabileceği ifade etmektedir. Bassiouni kavramları ise şöyle tanımlamaktadır; terör, korku yaratmaya yönelik bir eylem şeklidir. Terörizm, korku ortamını yaratmaya yönelen bir şiddet süreci ve terörist ise terör eylemini gerçekleştiren saldırganlar olarak tanımlamaktadır. Günümüzde bu kavramlar anlam itibariyle birbirlerine yakın olmakla birlikte temeldeki farklılıklar gözetilmeden aynı anlamda kullanıldığı görülmektedir. Ancak kavramalar dikkatle incelendiğinde anlamsal ve eylemsel olarak farklılık olduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç

Gelişen ve değişen dünyada her şeyin değiştiği gibi bireyler, toplumlar ve devletler de değişmektedir. Bu değişim bireylerin, toplumların ve özellikle devletlerin birbirleriyle olan münasebetini oldukça etkilemiştir. Bilhassa değişen sosyal, siyasal ve ekonomik etmenler ve bu etmenlerden gerektiği kadar yararlanamadığını düşünen bireyler; toplum ve devlet ile olan ilişkilerinde sorunlar yaşamasına neden olduğu söylenilebilir. Bu bireylerin, toplum ve devlet ile olan sorunlarına yaşanılan dönemlere bağlı olarak birtakım tanımlamalar yapılmıştır. Fransız Devrimi’nden sonra yaşanılan bu soruna ve bu sorunu ifade edebilmek için yapılan eylemlere modern terörizm ifadesi kullanılmıştır. Bu tarihten sonra terörizm hakkında birçok tanımlama yapılacaktır ancak yapılan tanımlar eylemi ve eylemi yapan kişiyi ifade ve tanımlamada yeterli olmayacaktır.
Terör, terörist ve terörizm hakkında yapılan tanımlar ve çalışmalar yerel ortamda kabul görse dahi uluslararası ortamda genel geçer bir kabul görmemiştir. Bu durumun temelde üç nedenden ötürü kaynaklandığını söyleyebiliriz. Birincisi; uluslararası ortamın anarşik yapıda olması, ikincisi; devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri ve üçüncüsü; bir ülkede terörist olarak ifade edilenlerin farklı ülkelerde kahraman olarak görülmesi söz konusu tanımlamalarda sorunlar oluşturmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda eylemi yapan kişinin eylemi yapma gerekçesi tüm dünya toplumları ve devletleri tarafından kabul görmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenden ötürü yapılan tanımlamaların kabul görmeyişi gibi bir sorun yaşanmaktadır. Tüm bilgiler doğrultusunda kavramlar üzerinde bir tanım yapmak gerekirse terörizm, uzun vadeli bir eylem planıdır ve kısa vadeli eylem planı olan terörle gerçekleşmektedir. Terör olay, terörizm olgudur. Terörist ise bu kısa ve uzun vadeli eylem planlarını gerçekleştirmek üzere içindeki şiddet duygusunu dışa vurarak eylem yapan bireyler olduğu söylenilebilir.
Her ne kadar tanımlama sorunu yaşansa dahi yerel ortamda cana ve mala ciddi zarar veren ve verebilecek olan bu kişiler ve gruplar değişen savaş kavramı ile uluslararası ortamda devletler birbirlerine karşı bir savaş aracı olarak kullanmaktadır. Terörizmin bir savaş aracı olarak görülmesiyle birlikte etki ve destek oranı arttığı görülmektedir. Alınan destekler ile etki gücünü artıran terörizm uygulayıcıları terörizmi uyguladıkları ülke ve topluma tehdit ve tehlike unsuru oluşturmaktadır.
Terörizm, devletlerin birbirlerine karşı uyguladıkları ve uygulayacakları bir dış politika aracı halini almıştır. Bir dış politika aracı olarak kullanılmasından dolayı tahrip gücü artmış ve yakın tarihte olduğu gibi gelecek tarihte de bulunduğu topluma ve devlete diğer devletler tarafından tehdit aracı olarak kullanılacağından bir tehlike durumu oluşturmaktadır.

Dipnotlar

1.Hegemonya, sözlük anlamıyla bir sistem içerisindeki bir unsurun diğerlerinden üstün, baskın olduğunu belirtir. Uluslararası İlişkiler alanında ise, hegemonya kavramı ile bir devletin çeşitli enstrümanlar aracılığıyla dünya siyasetine yön verme kapasitesine sahip olması anlaşılmaktadır.

2.Mehmet Kurum, Terörist Örgütlerin Güvenli Ortamları Ve Pkk, Nobel Kitap Yayınevi, İstanbul,2017, s,18

3.http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_bati&arama=kelime&guid=TDK.BATI.59e

8c7d6a16c78.01767910, TDK, t.y, (E.T. 20.04.2020).

4.Halis Ayhan, Terör Kavramı, Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul Özelinde Birleşmiş Milletler’in 2001 Sonrası Terör Yaklaşımı, Güvenlik Stratejileri Yıl: 11 Sayı: 2, Dergipark Akademi, 2015, http://static.dergipark.org.tr/article download/imported/5000118268/5000109678.pdf?, s;119, (E.T.13.04.2020).

5.Ergash Jumaev, Uluslararası Hukukta Güvenlik Politikaları Ve Terörle Mücadele: 11 Eylül Sonrası Mevzuatlarının İnsan Haklarına Uyum Sorunu, (Doktora Tezi), T.C. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dış Ticaret Enstitüsü Uluslararası Ticaret Hukuku Ve Avrupa Birliği Anabilim Dalı Uluslararası Ticaret Ve Avrupa Birliği Hukuku, Akademik Arşiv, 2017, http://library.ticaret.edu.tr/e-kaynak/tez/71784.pdf, s,93, (E.T. 15.04.2020).

6.Emre Öktem, Uluslararası Hukukta Terörizm Tanım Sorunu ve Milli Bağımsızlık Hareketleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi, Dergipark, Yıl 2007, Cilt 11 , Sayı 1, Sayfalar 1049 – 1078, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ahbvuhfd/issue/48130/608765, s:2, (E.T. 18.04.2020).

7.Murat Şimşek, Terörizm: Kavramsal Bir Çalışma, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, Akademik Bakış Dergisi, Sayı: 54 Mart – Nisan 2016, http://www.akademikbakis.org, s,2, (E.T. 28.04.2020).

8.Levent Demir, (Yüksek Lisans), Küreselleşme ve Terör, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı, 2009, s,52 https://acikerisim.aku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11630/2689/K%C3%9CRESELLE%C5%9EME%20VE%20TER%C3%96R.pdf?sequence=1&isAllowed=y, s,53, (E.T. 30.04.2020).

9. “Terörle Mücadele Kanunu”, http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.3713.pdf, A. Birol Kartal, Uluslararası Terörizmin Değişen Yapısı ve Terör Örgütlerinin Sosyal Medyayı Kullanması: Suriye’de DAEŞ ve YPG Örneği, Güvenlik Stratejileri Yıl: 14 Sayı: 27, https://www.msu.edu.tr/GuvenlikStratejileriDergisi/dokuman/GSD_27/GSD_27_Art_2_042018.pdf, s,43, (E.T. 25.04.2020).

10.Hudson, Rex A., Who Becomes a Terrorist and Why: The 1999 Government Report on Profiling Terrorists, Guilford,Ct: The Lyons Press, 2002, İhsan Bal, Terörizm; Terör Terörizm ve Küresel Terörle Mücadelede Ulusal ve Bölgesel Deneyimler, Usak Yayınları, Ankara, 2006, s,15,

11.Zuhal Yeniçeri, (Ali Dönmez), Terör ve Terörist Algısı: Silahı Kimin Tuttuğu Ne Kadar Etkili? Türk Psikoloji Dergisi, Aralık 2008, 23 (62), 93-103, http://psk.baskent.edu.tr/research/yeniceri2008.pdf, s,59, (E.T. 03.05.2020).

12.Türkiye Barolar Birliği, Türkiye ve Terörizm, Ankara, 2006, http://tbbyayinlari.barobirlik.org.tr/TBBBooks/turkiye-ve-terorizm.pdf, s, 264, (E.T. 15.04.2020).

13.A.g.e., Emre Öktem, s,133

14.Davut Taş, Türkiye’de Terörle Mücadelede Türk Kamu Yönetiminin İşlevleri Üzerine Genel Bir Değerlendirme: Pkk Örneği, (Yüksek Lisans),Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı,     2014, http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/406/3/davut_tas_tez.pdf, s,12, (E.T. 22.04.2020).

15.Selim Kurt, Yeni Terörizm Ve Uluslararası Güvenliğe Etkileri,2018, https://www.researchgate.net/publication/328582994_YENI_TERORIZM_VE_ULUSLARARASI_GUVENLIGE_ETKILERI s;196, (E.T. 24.04.2020).

16.Grant Wardlaw, Political Terrorism: Theory, Tactics and Counter-Measures, Second Edition, Cambridge University Press, Cambridge, 1989, p. 16 ——– A.g.e., Halis Ayhan, s,120.

17.Euan MacDonald, (Book Review) – Paul Wilkinson’s Terrorism Versus Democracy: The Liberal State Response, http://www.germanlawjournal.com/article.php?id=217, Tuğçe Gençtürk, Terör Kavramı ve Uluslararası Terörizme Farklı Yaklaşımlar, Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi, 2012, http://sam.baskent.edu.tr/makaleler/tgencturk/TerorUluslararasi.pdf, s;3, (E.T. 05.05.2020).

18.Terörün Mali ve Ekonomik Etkileri: Türkiye Analizi http://www.ekonomikyaklasim.org/duzeltmeler.pdf, (E.T. 19.04.2020).

19.Schmid, A. (1986). Political Terrorizm A Research Guide, (L. Walter, Trans.). New

Brunsvvick: Foreign Affairs, p,86, Levent Demir, Levent Demir, (Yüksek Lisans), Küreselleşme ve Terör, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı, 2009, s,52, (E.T. 16.04.2020).

20.Dilek Duman, Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul1 100 Endeksi üzerine bir

uygulama, Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi Dergisi, 54(2) 2019 874-896 s,875.

21.A.g.e., Levent Demir, s,48

22.M. Cherif Bassıounı, “International Terrorism”, in International Criminal Law, Second Ed., Vol. I Crimes, Ed. by. M. Cherif Bassıounı, Transnational Publishers, Newyork, 1999, s. 771. Ergash Jumaev, s,85, (E.T. 15.04.2020).

Kaynakça

Ayhan, Halis, Terör Kavramı, Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul Özelinde Birleşmiş Milletler’in 2001 Sonrası Terör Yaklaşımı, Güvenlik Stratejileri, Yıl: 11 Sayı: 2, Dergipark Akademi, 2015, http://static.dergipark.org.tr/article download/imported/5000118268/5000109678.pdf?, (E.T.13.04.2020).

Bal, İhsan, Terörizm; Terör Terörizm ve Küresel Terörle Mücadelede Ulusal ve Bölgesel Deneyimler, Usak Yayınları, Ankara, 2006,

Demir, Levent, (Yüksek Lisans), Küreselleşme ve Terör, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı, 2009, s,52 https://acikerisim.aku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11630/2689/K%C3%9CRESELLE%C5%9EME%20VE%20TER%C3%96R.pdf?sequence=1&isAllowed=y, (E.T. 30.04.2020).

Duman, Dilek, (Yüksek Lisans), Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul1 100 Endeksi üzerine bir uygulama, T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı, 2018, http://earsiv.hitit.edu.tr/xmlui/handle/11491/4984#sthash.krqvVHaq.dpbs, (E.T. 14.04.2020).

Gençtürk, Tuğçe, Terör Kavramı ve Uluslararası Terörizme Farklı Yaklaşımlar, Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi, 2012, http://sam.baskent.edu.tr/makaleler/tgencturk/TerorUluslararasi.pdf, (E.T. 05.05.2020).

Jumaev, Ergash, Uluslararası Hukukta Güvenlik Politikaları Ve Terörle Mücadele: 11 Eylül Sonrası Mevzuatlarının İnsan Haklarına Uyum Sorunu, (Doktora Tezi), T.C. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dış Ticaret Enstitüsü Uluslararası Ticaret Hukuku Ve Avrupa Birliği Anabilim Dalı Uluslararası Ticaret Ve Avrupa Birliği Hukuku, Akademik Arşiv, 2017, http://library.ticaret.edu.tr/e-kaynak/tez/71784.pdf, (E.T. 15.04.2020).

Kartal, A. Birol, Uluslararası Terörizmin Değişen Yapısı ve Terör Örgütlerinin Sosyal Medyayı Kullanması: Suriye’de DAEŞ ve YPG Örneği, Güvenlik Stratejileri Yıl: 14 Sayı: 27, https://www.msu.edu.tr/GuvenlikStratejileriDergisi/dokuman/GSD_27/GSD_27_Art_2_042018.pdf, (E.T. 25.04.2020).

Kurt, Selim, Yeni Terörizm Ve Uluslararası Güvenliğe Etkileri,2018, https://www.researchgate.net/publication/328582994_YENI_TERORIZM_VE_ULUSLARARASI_GUVENLIGE_ETKILERI, (E.T. 24.04.2020).

Kurum, Mehmet, Terörist Örgütlerin Güvenli Ortamları Ve Pkk, Nobel Kitap Yayınevi, İstanbul,2017.

Öktem, Emre, Uluslararası Hukukta Terörizm Tanım Sorunu ve Milli Bağımsızlık Hareketleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi, Dergipark, Yıl 2007, Cilt 11 , Sayı 1, Sayfalar 1049 – 1078, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ahbvuhfd/issue/48130/608765,(E.T. 18.04.2020).

Örmeci, Ozan, Hegemonik İstikrar Teorisi Ve Amerikan Liderliği, Uluslararası Politik Akademisi, 2015, http://politikaakademisi.org/2015/07/21/hegemonik-istikrar-teorisi-ve-amerikan-liderligi/, (E.T.04.05.2020).

Şimşek, Murat, Terörizm: Kavramsal Bir Çalışma, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, Akademik Bakış Dergisi, Sayı: 54 Mart – Nisan 2016, http://www.akademikbakis.org, (E.T. 28.04.2020).

Taş, Davut, Türkiye’de Terörle Mücadelede Türk Kamu Yönetiminin İşlevleri Üzerine Genel Bir Değerlendirme: Pkk Örneği, (Yüksek Lisans),Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı,     2014, http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/406/3/davut_tas_tez.pdf, (E.T. 22.04.2020).

Türkiye Barolar Birliği, Türkiye ve Terörizm, Ankara, 2006, http://tbbyayinlari.barobirlik.org.tr/TBBBooks/turkiye-ve-terorizm.pdf, (E.T. 15.04.2020).

Terörün Mali ve Ekonomik Etkileri: Türkiye Analizi http://www.ekonomikyaklasim.org/duzeltmeler.pdf, (E.T. 19.04.2020).

Yeniçeri, Zuhal (Ali Dönmez), Terör ve Terörist Algısı: Silahı Kimin Tuttuğu Ne Kadar Etkili? Türk Psikoloji Dergisi, Aralık 2008, 23 (62), 93-103, http://psk.baskent.edu.tr/research/yeniceri2008.pdf, (E.T. 03.05.2020).

http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_bati&arama=kelime&guid=TDK.BATI.59e 8c7d6a16c78.01767910, TDK, t.y, (E.T. 20.04.2020).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir