Türkiye’de Tamamlanmamış Liberalizm

TÜRKİYE’DE TAMAMLANMAMIŞ LİBERALİZM

Liberalizmin iki farklı alanı vardır. Bunlardan bir tanesi felsefi diğeri ise siyasidir. Liberalizm ise kendi içinde sosyal, klasik, ekonomik, muhafazakâr gibi konulara ayrılır. Biz liberalizmin felsefi, tarafını değil de siyasi tarafını ele alacağız. Elbette felsefi tarafına da değinmemiz gerecek. Zaten siyaset bilimi de her bilim dalı gibi felsefeden türemiş bir bilim dalıdır.

Liberalizmin Doğuşundan

Yeni bir şey öğrenmeden önce öğrenilecek bilimin, görüşün, inancın tarihinden öğrenmeye başlarsak daha sağlıklı öğrenebiliriz. Çünkü olayların kronolojik sıralamasını bilirsek daha rahat algılayıp akılda kalıcılığını sağlayabiliriz. Liberalizme gelecek olursak liberalizm, insanlık için bir dünya görüşüdür. Liberalizmin kökeni Antik Yunan siyasi ve iktisadına dayanmaktadır. Siyasette meydana çıkan görüşler toplumların ihtiyaçlarına göre şekillenir. Nihilizm, Faşizm, Feminizm gibi görüşler de bu toplulukların kendilerine göre ihtiyaçları doğrultusunun da meydana çıkan görüşlerdir. Liberalizmin ise, insanların bireysel özgürlük isteğine bağlı olarak ortaya çıkarıldığını söyleyebiliriz. Bireysel özgürlüğün de formülleştirilmesi ilk insanların klasik çağda dönem boyunca gerçekleştirdikleri ve günümüze dek sürdürülen olgulardan olup İlk modern düşünürlerde, tarih boyunca korunmuş ve modern çağın başlangıcından mutlak monarşiye doğru yol alan özgürlük geleneğinden haz almış insanlardır (Hayek, 2009, s. 199-201).

Türkiye’de Liberalizmin Varlığı

Liberalizmin temel tanımı bireyin özgür olmasını ve ekonomik güçler arasında özgür yarışmayı, devletin bireyler, sınıflar ve uluslararasındaki ekonomik ilişkilere karışmamasını isteyen siyasal ve ekonomik öğreti olarak tanıtılmıştır. Günümüz Türkiye’sinde ülkemizin ekonomik politikaları, ya tehditlerle karşı karşıya kalmış ya da politika seyrinde iç ve dış etkenlerin maruzuna uğramıştır. Bu etkenler;

  • Yabancı para birimlerinin girişi ile dövizin artması,
  • Faizin azalması,
  • Kamunun ve halkın ihtiyaç ve istekleri,
  • Coğrafi faktörler,
  • Afetler,
  • Şahıslar (teknoloji, 2018).

Türkiye Cumhuriyeti coğrafi konumundan dolayı askeri ve savunma alanında geniş çalışmalar yapmalıdır. Hızlı ve sağlam atılan adımlarda Türkiye teknolojik hamlelere kesinlikle yer vermelidir. Türkiye savunma sistemleri için genellikle dışa bağlı kalmıştır. Bu iddiayı istatistikler ile destekleyebiliriz. Silah üretiminde, tank üretiminde, hava savunma sistemlerinin üretiminde Türkiye, ABD başta olmak üzere Avrupa Birliği ve Rusya’dan son 10 yılda 8,2 milyar dolar ithalatta bulunmuştur (Ekonomi, 2019). Türkiye savunmada dışa bağlı iken kullanılan silahlarda, tanklarda, araçlarda, hava araçlarında yerli üretime geçip dışa bağlılıktan kurtulması ile ithalatta %59 düşüşe geçmiştir. Bu düşüş Türkiye’yi kendi silahını ürettiği için tamamen olmasa da bu alanda bağımsızlığa adım attırmıştır.

Sağlık alanında ise teknolojinin yanı sıra ilaç bakımından bağımsız olmak çok önemlidir. Türkiye ise bu sektörde zaman geçtikçe ilerleme göstermektedir. 2018 yılında ilaç sektöründe büyüme 1,3 trilyon iken 2020 ve 2023 yılları arasında 1,5 trilyon olacak. İlaç sektöründe en hızlı büyüme yılı 2019 olarak belirtilmiştir (KPMG, 2020). Bunun yanı sıra sağlık alanında yerli cihazların günümüz imkânı ile teknolojik olması da bu alanda dışa bağımlı olmamızı azaltacaktır. Türkiye ise ilaç ve cihazlarının birçoğunu kendi üretmektedir. Üretilen bu ilaç ve cihazlar yaşamakta güçlük çeken toplumların var olduğu ülkelerce Türkiye’yi dost görerek ucuza pazarlanmış olacaktır.

Her ne kadar savunma ve sağlık alanlarında üretimimizin büyük bir bölümünü kendimiz gerçekleştirip bu alanlarda bağımsızlığımızın tadını çıkarsak bile kötü bir pazarlama politikası ile ekonomimizin bağımsız olması mümkün değildir. Askeri alanda üretilen zırhlı araçlar, tanklar, İHA’lar SİHA’lar ve silahlar ihracatımızda diğer ülkelerden tarafından rağbet görmekte. Bu kadar sevilmesinin sebebi ise hem kullanışlı hem de ucuz olmasındandır. Ürettiğimiz maliyetinin üstüne çok fazla kar koymadığımız için ülkemizin hazinesine giren parada ciddi bir artış söz konusu olmuyor.

Kaynakça

Ekonomi. (2019, Ekim 17). Haber Türk: https://www.haberturk.com/silah-ticaretinde-tablo-rusya-nin-girmesiyle-dengelendi-2531554-ekonomi adresinden alındı

Hayek, F. A. (2009). Liberalizm*. Dergi Park, 14(55), 197-224. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/791531 adresinden alındı

KPMG. (2020, Nisan 1). HOME. KPMG: https://home.kpmg/tr/tr/home/medya/press-releases/2020/03/kuresel-ilac-sektoru-bir-bucuk-trilyon-dolara-kosuyor.html adresinden alındı

teknoloji. (2018, Mayıs 30). uşakgündem: https://www.usakgundem.com/teknoloji/ulke-ekonomisini-etkileyen-faktorler-nelerdir-h1599.html adresinden alındı

Avatar

Nurettin BEDİR

Necmettin Erbakan üniversitesinde siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümü okuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir