Foreign Policy: Türkiye’nin Ordusu Çevresine Aşırı Bir Şekilde mi Yayılıyor?

Tartışmalı Kafkasya bölgesi Dağlık Karabağ sebebiyle Ermenistan ile Azerbaycan arasında tırmanan çatışmada çoğu küresel güç, bir tarafı desteklemek yerine bir ateşkesin sağlanması için müzakere çağrısı yaptı.

Çoğu güç bu çağrıyı yaptı, ancak Türkiye hariç. Eylül ayının sonunda çatışmaların başlamasından sonra neredeyse hemen, Ankara silahlar sağlayarak, propaganda yoluyla ve iddiaya göre Suriyeli milisleri bölgeye göndererek (Bu iddia ispatlanmamıştır ve Türkiye tarafından kesin bir şekilde reddedilmiştir.- Çevirmenin Notu) müttefiki Azerbaycan’ın yardımına koştu. Görünüşe göre Ankara, bir nebze istikrar sağlamak için çalışmak yerine NATO müttefiklerini de kızdırarak Azerbaycan’ı desteklemeye niyetli.

(Yazar bunun ardından Dağlık Karabağ bölgesinin uluslararası manada tanınan egemen bir Azerbaycan bölgesi olduğunu söylemekte, ancak bunun ardından enteresan bir şekilde bu bölgede Ermeni nüfusunun çoğunlukta olduğunu iddia etmektedir. Daha sonrasında ise Dağlık Karabağ’da, Kafkaslarda daha geniş bir etkiye sahip olmak isteyen Türkiye’nin bu meselede aktif bir şekilde yer almasının sürpriz olmadığını ve  ”Akdeniz’den Orta Asya’ya uzanan bir dizi Türk stratejik karmaşasının en sonuncusu” olduğunu söylemekte; ardından Türkiye’nin aktif askeri varlığına örnek olarak beş bölge sıralamaktadır. -Ç.N.)

1- Libya

2014’te başlayan Libya iç savaşında Türkiye, BM’nin de desteklediği Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni desteklemektedir ama ülke üzerindeki kontrolünü sembolik olarak sürdürmektedir. UMH güçleri, Halife Hafter tarafından komuta edilen Bingazi merkezli ”Libya Ulusal Ordusu” ile karşı karşıya. Hafter güçleri Rusya, Fransa, Mısır ve BAE tarafından desteklenmektedir.

Türkiye’nin Libya’ya müdahil olması, Suriye iç savaşındaki rolü ile ve bunun yanı sıra Akdeniz’in zengin doğalgaz ve petrol rezervleri konusunda Yunanistan ve Kıbrıs gibi diğer Akdeniz devletleriyle çatışmaları ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Ankara, UMH’ye silah ve drone teknolojisi sağlamanın yanı sıra, binlerce Suriyeli militanı kendisi için savaşmaları amacıyla Trablus’a gönderdi. (Burada aynı iddia ispatlı bir gerçek gibi tekrarlanmaktadır.-Ç.N.)

2- Suriye

Türkiye, Suriye iç savaşına 2011’de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın güçlerine karşı çıkmak için yüzeysel olarak karışmış ve 2015’te IŞİD’le savaşmış olsa da  Türkiye’nin çatışmadaki rolü, birçok yönden Kürt militanlara karşı içerideki savaşının dışarıdaki bir uzantısı haline geldi.

Birçoğu YPG’nin bir parçası olan Kuzey Suriye’deki Kürtler, IŞİD güçlerini savuşturmada kritik bir öneme sahiptiler. Buna rağmen Türkiye, sınırları içindeki ve dışındaki Kürt militanlara karşı koyma niyetindedir. Ankara, YPG’yi Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü Türkiye merkezli Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) bir uzantısı olarak görüyor.

(Bu kısımda YPG/PKK teröristleri adeta IŞİD karşısında savaşan birer ”kahraman” gibi sunulmakta ve Türkiye’nin terörle olan mücadelesi bir nevi küçümsenmekte ve içi boş bir savaş gibi gösterilmektedir. Diğer taraftan YPG ile PKK bağlantısı net bir şekilde zikredilmemekte, ya da Türkiye’nin bu iki örgütü birbirinin aynısı olarak gördüğü belirtilmekte ve daha çok ”Kürt” vurgusu göze çarpmaktadır. Elbette bu da kasıtlı bir şekilde yapılmaktadır. Devam eden kısımda ise Türkiye’nin Kuzey Suriye’yi işgal ettiği iftirası dillendirilmekte, Türkiye’nin Kürt bölgesi diye tabir edilen bölgelere saldırılarının devam ettiği söylenmekte ve Türkiye’nin yeni bir mülteci akınını önlemek için tampon bölge kurmak istediği söylenmektedir. -Ç.N.)


3- Kuzey Kıbrıs

Türkiye 1974’te Kuzey Kıbrıs’a müdahale etti ve de facto bir devlet kurdu: Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti. KKTC uluslararası toplum tarafından tanınmıyor ve

uluslararası toplum Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adanın tek egemen varlığı olarak görüyor (İngiltere’ye ait iki askeri üs dışında). Lefkoşa, Kıbrıs’ın başkenti, bölünmüş bir durumda varlığını sürdürmektedir. Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki anlaşmazlığı 2000’li yılların başında bir dizi barış görüşmesinde çözmeye çalıştı, ancak bu girişimler nihayetinde anlamlı bir sonuca yol açmadı.


4- Doğu Akdeniz

Son aylarda Türk donanması, uluslararası toplum tarafından Yunanistan’a ait olarak tanınan sularda faaliyet gösteriyor, bu Türkiye’nin doğal gaz isteğinden kaynaklanan bir hamle. Söz konusu hamleler NATO’yu kızdırmakta ve NATO iki tarihi düşman arasındaki gerilimin tırmanmasından korkmaktadır.

(Yazar burada da ne yazık ki objektifliğini kaybederek Yunan/Rum yanlısı bir tavır sergilemekte ve gerçekleri çarpıtarak okuyucuya sunmaktadır. –Ç.N.)

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hamleleri, birçok uluslararası anlaşmaya itiraz eden ve birçok Yunan adası ve sularının Türkiye’ye ait olduğunu iddia eden ”Mavi Vatan” diye adlandırılan politika kapsamında gerçekleştirilmektedir.

(Burada da son derece yanlış bilgiler aktarılmaktadır. İlgili uluslararası anlaşmalar objektif bir biçimde incelendiğinde, örneğin Yunanistan’ın Adalar Denizi’ndeki birçok adayı uluslararası hukuku ihlal ederek silahlandırması örneğinde olduğu gibi Yunan/Rum tezlerinin yanlışlığı ortaya çıkmaktadır. –Ç.N.)

Bu anlaşmazlık/çözümsüzlük durumu, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi izinsiz göçmenlerin Türkiye’den gemilerle denizi geçmelerini engellemeye teşvik etme girişimleri nedeniyle daha da önem kazandı.


5- Katar ve Irak

Türkiye, 2019’da Katar’da bir askeri üssün tamamlandığını duyurdu; bu, Körfez’de çok az müttefiki olan bir ülke için bir kilometre taşı oldu. (Katar, Libya’da UMH’yi destekleyen Türk destekli koalisyonun tek Körfez üyesi.) Böylece Türkiye’nin Irak Kürdistanı’nda (yani Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi -Ç.N.) bulunan Başika ve Mogadişu’daki mevcut üslerine Katar üssü de eklenmiş oldu.

Yazının orijinali 8 Ekim 2020 tarihinde ALLISON MEAKEM tarafından kaleme alınmıştır.


https://foreignpolicy.com/2020/10/08/turkey-military-overstretched-nagorno-karabakh-turkish-military-presence/



 

Kemal Kısa

Ege Üniversitesi - Uluslararası İlişkiler (Lisans) İstanbul Ayvansaray Üniversitesi - Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları (Yüksek Lisans)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir