Yassı Çemen Savaşı

13. yüzyılın başlarında Orta Asya’da İslam dünyasını tehdit edecek yeni ve güçlü bir ordu oluşmaya başlamıştı. Bu ordu, Cengiz Han’ın komuta ettiği Moğol ordusuydu. Orta Asya’daki fetihleriyle sağlam bir devlet oluşturan Cengiz, yeni hedef olarak kendine doğu İslam devletleri arasından Harezmşahları seçmişti. Bu uğurda Cengiz Han, 1220 yılında Harezmşahlar üzerine yürümüş ve Harezmşah devletini ağır yenilgilere uğratmıştı. Bu yenilgiler üzerine Moğollar, artık Orta ve Yakın Doğu’yu da tehdit etmeye başlamıştı. Bu sırada Harezmşah hükümdarı Celaleddin Harezmşah, kuvvetleriyle birlikte geri çekilerek batıda bulunan İldeniz beyliğini topraklarına katmış ve başkentini Tebriz’e taşımıştı.

Celaleddin, bölgede çeşitli siyasî faaliyetler yürütürken aynı zamanda kendine müttefikler edinmeye çalışıyordu. Bu vesileyle Anadolu Selçuklu hükümdarı Alâeddin Keykubad’a mektup yazmıştı. Alâeddin, bu mektup karşılığında Celaleddin’e hediyeler göndererek müttefiklik davetine icabet etmişti. Alâeddin, Moğol devletine karşı kendine bir müttefik daha edinmek için Eyyubiler hükümdarı Melik Eşref’e mektup göndermiş Melik Eşref de bu talebine olumlu karşılık vermişti. Böylece Alâeddin Keykubad, aynı anda hem Harezmşahlarla hem de Eyyubilerle ittifak kurarak Moğollara karşı güçlü bir savunma bloku oluşturmuştur (Özbek, 2018, s. 2).

Celaleddin Harezmşah, Anadolu’nun doğusunda Gürcülerle mücadele ederken aynı zamanda Eyyubilerle de harp halindeydi. Celaleddin, Eyyubilerin elinde bulunan Ahlat şehrini almak istiyordu. Malazgirt yoluyla Ahlat’a gelip şehri kuşattı (Gürbüz, 2012, s. 32). İki ordu arasında çok şiddetli çarpışmalar gerçekleşti. Ancak iklim şartları nedeniyle başarılı olamayıp Tuğtab’a geri döndü (Taneri, 1993).

Cengiz Han’ın ölümünden sonra oğlu Ögeday, Moğol devleti yönetimine gelmişti. Ögeday, Harezmşahlar üzerine yürüme kararı aldı. 1228 yılında Moğollar, tekrar Harezmşah devletine saldırdı. Moğollarla İsfahan’da savaşan Celaleddin, bir kez daha mağlup olmuş, Azerbaycan’a çekilmişti. Böylece Celaleddin, doğuda bulunan topraklarını resmen kaybetmişti. Harezmşah devleti artık kuzeyden, güneyden ve doğudan tehdit altındaydı. Celaleddin, tek çıkış yolunun batı olduğunu biliyordu. Bu nedenle Celaleddin, Ahlat şehrine tekrar yöneldi. 1929 yılının ağustos ayında şehri kuşatma altına aldı. Savaş sürerken Anadolu Selçuklu Devlet’inin Erzurum valisi Cihan Şah, Celaleddin Harezmşah’a itaatini arz etti. Ona mancınıklar ile birlikte birçok hediyeler gönderdi. Bu haberi alan Alâeddin Keykubad, Celaleddin’e elçi göndererek onun Eyyubilere saldırmamasını aksi halde kendisinin de Eyyubiler tarafında olacağını belirtti. Celaleddin, bu teklife olumlu bir yanıt vermeyerek Eyyubiler ile savaş konusunda aynı tavrı takınmaya devam etti. Bunun üzerine Alâeddin, Eyyubilerle anlaşarak Harezmşahları Doğu Anadolu’dan çıkarmaya karar verdi. Derhal harekete geçerek yaklaşık on bin süvariyi Erzincan geçitlerini tutmak üzere seferber etti (Sümer, 2002). Eyyubiler de takviye kuvvetler gönderdiler. Celaleddin, Alâeddin ve Melik Eşref’in kendisine karşı ittifak yaptıklarını öğrenince ordusuyla karşılarına çıkmaya karar verdi. Cihan Şah da Erzurum’dan yola çıkarak Harput yakınlarında Harezm ordusuna katıldı. Celaleddin, maiyetindeki kırk bin kişilik orduyla Sivas’a doğru harekete geçti. İki ordu, 1230 yılında Erzincan’ın kuzeyinde, Yassı Çemen mevkiinde karşılaştılar (Baykara, 2017, s. 13). Muharebenin ilk günü Selçuklu öncü kuvvetleriyle Harezm öncü kuvvetleri çarpışmaya başladılar. Harezmşah öncü kuvvetleri, sayıca az olmalarına rağmen Selçuklu öncülerini geri püskürtmeyi başardılar. Bu sırada iki ordu, yerlerini almışlardı. Selçuklu kanatları, ovanın sağ ve solunda bulunan yamaçlarındaki Harezmşah askerlerine doğru hücuma geçti. Bu askerler de üzerlerine doğru gelen Selçuklulara karşı hücuma geçtiler. Selçukluların sol kanadı bozguna uğradı. Bu sırada merkez kuvvetleri de çarpışmaya başladılar. Merkez kuvvetlerinde ise Selçukluların üstünlüğü söz konusuydu. Sol kanatta bulunan askerler, kamplara doğru çekilmeye başladılar. Bunun üzerine merkezde bulunan Melik Eşref komutasındaki on bin asker, sol kanada doğru hareket etti. Harezm askerlerini arkadan saran bu kuvvetler, sol kanatta üstünlük elde etmişlerdi. Selçukluların sayıca üstünlüğü söz konusuydu ve Celaleddin’in askerlerinin gücü tükeniyordu. Mağlup olacağını anlayan Harezmşah hükümdarı, geri çekilmeye başladı. Cihan Şah ve askerleri, Selçuklular tarafından esir alındılar. Harezmşah ordusu, sistemli bir şekilde geri çekilmeyi başaramadılar. Bazı askerler Trabzon’a doğru kaçarken diğerleri de birbirinden bağımsız olarak savaş alanını terk ettiler (Özbek, 2018, s. 10). Muharebe kesin bir Selçuklu zaferi ile neticelenmişti. Alâeddin, geri çekilen Harezmşah ordusunu takip etmedi. Ordusuna sadece müdafaa harbi yapmalarını emretti ve kaybettiği toprakları geri almakla yetindi.

Celaleddin’in mağlubiyeti haberini alan Moğollar, gözlerini Harezmşah devletine dikmişlerdi. Celaleddin, Moğolların geleceğini tahmin ediyordu ve müttefik arama teşebbüsünde bulundu. Lakin İslam âleminde itibarı zedelenmişti (Keleş, 2019, s. 141). Çünkü Alâeddin Keykubad’a söz verdikten sonra Anadolu’yu istilaya kalkışmıştı. Bu sırada Celaleddin’in keşif için İran’a gönderdiği askerleri, Moğollar tarafından katledilmişlerdi. Celaleddin, Moğolların kendisine yaklaştığı haberini alınca Tebriz’i terk etti.

1231 yılında Celaleddin’in vefatından sonra Harezmşah devleti de fiilen son bulmuştu. Moğollar da bu devletin topraklarını işgal ederek Anadolu Selçuklu devletinin sınırlarına kadar ulaşmışlardı. Harezmşah devletinin yıkılması ve Celaleddin’in Harezmşah’ın öldürülmesiyle Moğolların Anadolu sınırındaki engeli ortadan kalkmıştır (Tekin, 2019, s. 59-60).

Kaynakça

Baykara, T. (2017). Yassıçemen Nerededir? Selçuklu Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, –(2), 11-17.

Gürbüz, O. (2012). Celaleddin Harizmşah’ın Son Günleri. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, –(37), 29-46.

Keleş, E. (2019). Doğu Anadolu’da Celaleddin Harezmşah’ın Faaliyetleri ve Harezmşah Mirası. Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 4(2), 122-146.

Özbek, S. (2018). Türkiye Selçuklularının Çöküşünde Sebep Sonuç İlişkisi Yassıçemen’den Kösedağ’a. Çeşm-i Cihan: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi , 5(1), 2-17.

Sümer, F. (2002). KEYKUBAD I. TDV İslâm Ansiklopedisi: https://islamansiklopedisi.org.tr/keykubad-i adresinden alındı

Taneri, A. (1993). CELÂLEDDİN HÂRİZMŞAH. TDV İslâm Ansiklopedisi: https://islamansiklopedisi.org.tr/celaleddin-harizmsah adresinden alındı

Tekin, M. (2019). İlhanlıların Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Toplum ve Devlet Yapısına Etkileri. Yüksek Lisans Tezi, 0-204. Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih A.B.D.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir