YENİDEN DİPLOMASİ

YENİDEN DİPLOMASİ

 

   2013’te Şimdiki Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah el Sisi, demokratik yollar ile yönetime gelmiş Mısır Devlet Başkanı Mursi ‘yi askeri darbe ile devirmesiyle Ankara-Kahire hattındaki diplomatik ilişkiler 8 yıllık süre ile maslahatgüzar seviyesinde ilerliyordu.

    Gergin olan ikili ilişkilerin gelişebileceğinin ilk sinyalini Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yılki açıklamasında Türkiye-Mısır istihbaratının görüştüğünü daha sonra ilişkilerin dışişleri bakanları seviyesinde gerçekleştiğini gördük.

Türkiye, Mursi sonrası düşük profilli bir ilişki kurduğu Mısır’la normalleşme adımları atıyor. Peki, Erdoğan ve el Sisi yan yana gelir mi? Ya da Kahire ile Doğu Akdeniz’de bir deniz yetki anlaşması imzalanması mümkün mü?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türkiye’nin Mısır’la Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları konusunda müzakere yapılabileceğini, hatta anlaşma da imzalanabileceği duyurması dikkatleri Ankara-Kahire hattındaki “kırılgan ilişkiye” çevirdi. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi’nin Muhammed Mursi’yi 2013’te darbeyle devirmesine Türkiye sert tepki gösterdiği için son 8 yıldır Ankara-Kahire hattında diplomatik ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde ilerliyordu.

Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır liderleri Ekim ayında Lefkoşa’da bir araya gelmişti.

İkili ilişkilerin yumuşayabileceğine ilişkin ilk sinyaller ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye ile Mısır istihbarat servisleri arasında görüşmeler olduğunu geçen yıl duyurmasıyla geldi. Sonrasında taraflar dışişleri bakanları düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdi.

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de Türkiye ile sorun yaşadığı Yunanistan’la Deniz Yetki Anlaşması imzalarken Türkiye’nin kıta sahanlığına dokunmaması da Ankara’nın Mısır’a karşı yeni normalleşme adımları ve iyi niyet beyanları ortaya koymasının önünü açtı.

Mısır, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon faaliyetlerini, çıktığı ihalede ilan ettiği alanı 28’inci meridyenin doğusunda, yani Türkiye’nin Birleşmiş Milletlere 2019’da bildirdiği Türk kıta sahanlığının güney sınırında sınırlandırmış, geçen yıl da Yunanistan’la Doğu Akdeniz’de deniz sınırlarını belirlerken sınır çiziminin Meis Adası’ndan başlatılmasını isteyen Atina’ya karşı çıkmıştı. Kahire’nin bu tutumu da Ankara’da memnuniyet yaratmıştı.

     Son 8 yıllık sonuca baktığımız zaman Orta Doğu’nun güçlü devletlerin den Mısır’ı darbe yönetimi olarak niteleyip diplomasimizi alt seviyelerde yürütmüş olsak da bu hem Mısır için hem de Türkiye için pekte olumlu sonuçlar doğurmadı. Her iki ülkenin de farklı partner arayışı içerisinde olması bizlere yeniden diplomatik faaliyetlere başlamamız gerektiğini hatırlattı. Devletlerarası ilişkilere tarihimizden gelen yük ile başlamalıyız.

Fahrettin Ateş

Fahrettin Ateş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Uluslararası ilişkiler bölümü mezunu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Makina teknikerliği öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir